26 10 2006

HAYLAZ KABİLE CİNSELLİĞİ NASIL KEŞFETTİ?

 

 

bir kapitalizm sutrası : (amentüsü-varsanısı-boş

inancı)''her şey yapılabilir, yeterki insan
istesin.’’...




sevgili psikolocikler,

vecd anında patinaj yapan G noktanız, balkanlar’dan
gelen soğuk ve karlı havanız, kanınızı emerken kan
grubuna göre muamale eden transilvanya kontunuz, aşılı
meyva fidanınız, içinizdeki sinsi tarafınız, küçük
meyve marmeladınız, ve dahi 7 düvele nam salmış ali
osmaniye şahbenderiniz, Haylaz Kabileniz bir kez daha
huzurlarınızda pervasızca ve ahlaksızca arz-ı endam
ederken, küçüklerin ellerinden , büyüklerin
ayaklarından öpmeyi derin bir vazife telakki eder ve
der ki: ‘’fekat fekat hayrola kuuuzum noooluyorsunuz?’’

gorüşmediğimiz uzun zaman boyunca, önce danimarka’ya
uğradık ve bir karikatüristin posta kutusuna ''try
harder'' yazan kabızlık hapı attık, sonra ırak'a
ugrayıp polat alemdarı dovduk, kafasına orkid
gecirdik. Envai çeşit 'gurt' ulumalari içinde haylazca
kaçtık  oradan : Uvvvvvv Uuuuvvvv diye!

akabinde, meksikada, sierra madre dağlarında,
subcommandante insurgente marcos'la (namı diğer
komutan yardımcısı isyankar markosla- EZLN), terapi ve
polisiye durumlar uzerine derin bir tefekküre daldik.

Marcos dedi ki: kötülerin bu kadar pervasız olduğu bir
yerde yoksullara ve zengin dertlilere kalan tek çözüm
ruh sağlığını parayla aramaktır.

Biz dedik ki: çok ayıp, bırakınız yapsınlar bırakınız
geçsinler.

Marcos dedi ki: kötülük bir ilişki, ötekinin
karşısında alınan bir konumdur, ayrıca seçimdir,
diğerinin karşısında kötü olmayı seçmektir, ötekini
kurbanlaştırmaktır, sence bunda politik bir yön yok
mudur?

biz dedik ki: kahve için şeker var mı?

Marcos dedi ki: neden insanlar, sizin o canavar
şehirlerinizde, sürekli kızgın ve küfrediyorlar? ister
arabada ister sokakta neden hep birbirlerinin
analarına kufrediyorlar? aslında bir şeye sinirli de
değiller, sanki bu yaşam biçimleri olmuş! hep
birbirlerinin analarını zikrediyorlar

biz dedik ki: işte bunları tamir etmek istiyor
psikolocikler. çok kutsal bir iş yapıyorlar ve hiç bir
şey istemiyorlar karşılığında, bunun için doğmuşlar.
sexlerini tamir etmek, kafalarını onarmak ve bunun için de, globalleşen dünyada her aracı
kullanmak istiyorlar, bu görevi onlar yapmazsa kim
yapar. kimi muayenehanede birleştirir, kimi vibrator
öneririr önemli olan niyettir. ama şeker var mı sen onu söyle?

marcos dedi ki: önce para kazanılır, sonra ahlağı
uydurulur, benim bildiğim budur. iyi kötüyü yenemez
biliyoruz, ama direnebilir. Para hırsı sizleri yok
edecek. bir düşünün o paraya neden ihtiyac
duyuyorsunuz? çünkü size nefes alacak yer
bırakmadılar, sizi üzduler, kendi sistemlerine köle
ettiler, çok üzüldünüz belki ama gık çıkarmadınız.
Siz de odadan , vibratore, internetten, mektuba kadar
her alanda terapi yaptınız büyüsü bozulmuş, ayarı kaçmış topluma..

biz dedik ki: çok kötüsün marcos. yalnız şey, diyorduk
ki şeker var mı?

marcos dediki: kötülük bir ilişki, ötekinin karşısında
alınan bir konumdur. karpuz keseyim yer misin?

biz dedik ki: biz gideriiiiz ormana hey ormamannnna,
baltalar elimizde uzun ip......


vakit nakittir gazetesi aracılığı ile tarafımıza
ulaştırılan bu açıklamadan sonra, Haylaz Kabile tüm
polis telsizlerinde kayıp ilan edildi. marcos, mexico
city’e 'insanlık yürüyüşü' başlattı. en iyi polisiye
yazarının manuel vasquez montalban olduğunu söyleyen
marcos'a, kendisinin hala ispanyol sömürgecilerin etkisi altında
olduğunu belirtip, bizim adamımız istisnasız sadettin
teksoy'dur dedik.

Haylaz Kabile Koordinasyonu adına
 (garb cenuhu kolagasi)
panama korfezi 16.24 pm

 

 

122
0
0
Yorum Yaz