04 01 2011

HAYLAZ KABİLE VE MANTAR DÜŞLERİ

sevgili psikolocikler

 

Her ne kadar uzun zamandır ortalıkta arz-ı endam etmese de , yokluğunun mevcudiyetiyle sizleri arzu zincirine prangalayan şahdamarından yakın nöbetçi fallusunuz, kara deryalar- da ışıyan feneriniz, kubbelerde boş sadanız, dişlere zarar bolşevik çekirdeğiniz, tamamen organik ruhani gıdanız, beyin kramplarınızın ilacı, akıl dolanmalarınızın müsebbibi, ikilem- lerin akrobatı, tutarsızlıklar abideniz, kaymaklı ayva tatlınız, egzantrik gayya kuyunuz, midesine istiflediği koka yaprakları nedeniyle varoluşun kutsal saunasında boncuk boncuk terleyen, erotizmle andavallık arasındaki gergin ipte her türlü varyeteyi yaparak ayakta kalmaya çalışan ip cambazınız Haylaz Kabile’niz, siz muhalif psikolocik taburları gözlerin- den öper, parti liyakat nişanlarını dağıtırken, kendinizi personaya fazlaca sardırmış ilişkiler- den uzak tutmanızı hassasiyetle vurgulamayı borç bilir.

 

Uzun ayrılığımızın tundralarında, hangi şamanlarla yatıp kalktığımızı, hangi geyiklere kur yaptığımızı, Subcomandante İnsurgente Marcos’la (Viva E.Z.L.N!) her zamanki gibi neler konuşmadığımızı, gittikçe robotlaşan galaktik konfederasyona karşı sürdürdüğümüz pire ısırığı tarzı gerilla savaşının ne seviyede olduğunu, yaptığımız ve söylediğimiz hiçbir şeye hala niye inanmadığımızı uzun uzun anlatan, uzun uzun anlatı biçiminde, uzun uzadıya ve uzanmış biçimde uzayıp giden .....kablo yanığı kokusu.

 

Sizler ki, insan denilen trajik türün tamircileri (psikolog, psikiyatr, pdr uzmanı) sizler ki meslek milliyetçileri (en iyi biz yaparız korosu) , sizler ki apolitik  varlıklar (şimdi kurumları yıpratmayalım efendim orta yolcuları) , sizler ki benim olsun küçük olsun parselcileri (kaptan bu dernek iyi mi çapa atmak için?) ve de sizler ki bıktırıcı birlik ve beraberlik koro- sunun yeni kervanları (insanlar elele tutuşsa birlik olsa hayat bayram olsa) , Haylaz Kabile'niz tarafından öpülmeyi kesinlikle hak etmektesiniz.

 

neyse tez elden şunu söyleyelim: bu defa farklı bir çalışma yürüttük, istihbarat dünyasında- ki karanlık, gün yüzü görmemiş, sütyen kopçası açılmamış ilişkilerimizi de kullanarak, psi- kolocikler için tertiplenen derin provokasyonlara dair yazışmaları ele geçirdik. Wikileaks tadındaki , belgeleri sizinle de paylaşalım istedik.

 

Bizler Zanzibar’da jaguar düşlerine dalmış ve de Meksika’da ruhani devrimin çatısını onar- mış biçimde, büyücü kardeşlerimizin ikram ettiği Psylocibin mantarlarını afiyetle gövdeye indirip, olağandışı gerçeklikte Pegasus’ sürerken, birden önümüze müthiş bir görü açıldı.

Bu görüde, Noel Baba geyikleriyle orji yapıyor ve ‘ho ho ho hooooo’ nidasıyla önümüze bir paket bırakıp, Neptün’e doğru yelken açıyordu. Geyiklerin boynuzları rengarenk ampullerle yanıp sönüyor ve Noel Baba, Victoria Secret marka donuna, Einstein’in dil çıkartmış resmini tutturmaya çalışıyordu. Neyse ki haşlanmadan kurtarabildiğimiz üç nöronumuzla şamanik evrenlerden gelen bu ince mesajı süzmeyi başardık.

 

Bir grup en psikolocik bizi diyen ve elinde iğne olan insan, ‘en büyük iğne biz de, sadece biz cısss yapmalı, siz öbür psikolocikler de de bizim alt katta tesisatçılık yapmalısınız’ diyordu mesajda.

 

Alt katın psikolocikleri de ‘ama biz de çok kitap falan okuduk, hem iğne değil beyin gücü var biz de ‘ diyordu. Başka bir grup, her zaman ki gibi kum havuzunda dernekçilik oynayalım diyordu.

Fallik Baba Freud totemi nedeniyle, Jung dahi diyemeyen tabucular ise analist mesafesiyle ‘Yorum yok’ dediler. Hal- bu ki yorum olmadan nasıl olacaksa bu iş.

Buna karşı olan bir grup ise ayaklanalım, tahta saplı kömür faraşıyla memleketin kabalarına kabalarına vuralım di- yordu.

Haylaz Kabile birbirine dalmış bu grubun yarattığı kabusu dağıtabilmek için, Subcomandante Marcos’tan havaya birkaç el sözle ateş etmesini fısıldadı.

 

Ve Marcos dedi ki: Şimdi başka bir şeyler söyleyip yapabilmek üzerine yüreğimize danışıyoruz. Eğer çoğunluk evet derse, o zaman bunu yapmak için mümkün olan her şeyi deneyeceğiz. Her şeyi, gerekirse ölmeyi de. Dramatik görünmek istemiyoruz. Sadece ne kadarına talip olduğumuzu açığa çıkartmak için söylüyoruz bunu.

Bir başka deyişle, "bize bir konum, bir miktar para, bir vaat, bir adaylık verilmesine kadar" değil. Belki birileri, altı ay önce, "Kaybolan kaybolmuştur"la başladığımızı anımsayacaktır. Şu hâlde, kayıp olanı bulmaya çalışıp çalışmayaca- ğımıza karar verme vakti geldi. Bulmak değil, inşa etmek. Evet, "başka bir şeyi inşa etmek".

 

Ve biz de dedik ki: Marcos, yine hülyalandın , içindeki şair obez oldu.

 

Neyse sadede gelelim: Büyücü Juan Matus’un bize verdiği yetki, simyacı Paracelsus’un emri ve psikolocik Jung’un kavliyle bu şamanik vizyonun kısa yorumunu vererek, huzurlarınızdan ayrılalım:

 

1. Gece düşleri (rüyalar) yorumlanır, oysa gündüz düşleri (hayaller) yaşamı yeniden yaratma şansı verdiği için sade- ce işlenir.

2. Anlayana sivrisinek filarmoni orkestrası

3. Gözleri aşka gülen taze söğüt dalıyla, mandanın yuva yaptığı söğüt dalı arasındaki örtük ilinti.

4. Ejderhanın gözüne bakabilme cesareti, ki o göz içimizde. Gözle gözgöze gelip, arzu ve korkudan taş kesmeden, bir adım ileri çıkabilme meselesi.

Haylaz Kabile hepinizin ağzına bir parmak çilek marmeladı çalarak, gıdınızdan öper ve uzaklaşırken der ki: Yeni yıla girmeden önce empatik olun, Hindiyle yılbaşı hatırası resmi çektirin.

 

Psikolocik Oktay Şılar eliyle…...Kara Panterler Partisi Karargahı / Oakland

88
0
0
Yorum Yaz