26 10 2006

HAYLAZ KABİLE TÜM GRUBA HOŞÇAKALINIZ DEMEK İSTİYOR

haylaz kabile tüm gruba hoşçakalınız demek istiyor.lacandon ormanlarının derinliklerinden, zarif maya ruhu ile bizlereseslenen subcomandante marcos, zapatistalarin (EZLN) tüm örgütlerinilağvettiğini ve iç istişare sürecine çekileceklerini açıkladı.bildirilerinde eşcinseller ve deliler,ve çocuklara hitab etmezerafetini gösteren kardeşlerimiz zapatistalara mutlulukla gülümsüyoruz.Haylaz Kabile, taraftarlığı aşamayan ve aynadaki kendi ile çeşitlivesilelerle yüzleşmek yerine kolaya kacan bir ''bir kısım sözdemeslek mensubunu'' anlamamaktadır. ''bir kisim'' ve ''sözde''!, işte bunlaranahtar kelimelerdir..lütfen donmayın ve akın, akışta kalın..haylaz kabile, oktay şılar tarafından gönderilmiş provakatif mailihiç bir şekilde dergi ile ilintilendirmemektedir.ve görüşleri şöyledir: bunların hepsi bilimdir, politik-ekonomikhiç bir derdi yoktur, psikologlar cok kocamandır ve her sşyibilirler, antiler ya da muhalifler yüz karalarıdır ve bu karalıklarınıbilime bulaştırmamalıdırlar. Bunun için önce çok okumalı sonra iyieğitim ve süpervizyon almalı, ustalara biat etmeli, bilimi takdisetmelidirler...bizi ortacağ karanlığına asıl bu sinsi ''sözdemeslektaşlar'' sürükleyecektir.(örneğin sertan batur, üstün öngel ve en kötüleride cahil oktay gibiler)haylaz kabile ,bu grubu uzaktan ağaçların üzerinden izleyecek gerekgörürse tüm 'anti'cilerin kafasına hindistan cevizi atacaktır. sayınkerem doksat ve sayın doğan kökdemir gibi tane tane gerçekleri açıklayanlarınüzerinden ellerinizi çekin artık.!!?zapatistalarin istişare kurullarına meksikaya davet edilen haylazkabile,''bizzz gideriz ormana hey ormaaannaa'' namesi eşliğindehuzurlarınızdan ayrılırken , öğrettiğiniz şeyler için hepinizeteşekkur eder...sertanı da bekliyoruz her ne kadar marksist olmasakta :)   haylaz kabile-zapatista istişare konseyi adınasubcomandante insurgente marcos ve psikolocik insan oktay   lacandon/ mexi... Devamı

26 10 2006

HAYLAZ KABİLE'DE BİLİM NASIL GELİŞTİ?

haylaz kabilede bilim nasıl gelişti? ?> haylaz kabilenin bir kısım üyesi olan ve caponyahonşu'da, sıcak su kaplıcalarında yaşayan hiperaktifhacker maymunlar (aslen dingin kar maymunlarıdır ve deBaraka filminin açılış sahnesinde arz-ı endamederler) şu soru üzerine derine bir inzivayaçekilmislerdir..acaba neden bilim felsefesi (epistomolojisi,sosyolojisi vd)tartışmalar bizde hep batı etnosentriktir(batı merkezlidir) ? (yani güzeladam olsa da ve hatta dergimize ara sıra yazsa da,neden feyerband (en çok onu severiz), popper, lacatos,althuser , gadamer vd. (bu liste uzar gider) enanti-pozitivisti dahi pozitivizm bakışından gıdımayrılamaz. yok mudur yeryüzünde, çin’de,hindistan’da, mezopotamya’da, polinezya’da, hopiler’debilim? yoksa bunların faaliyetleri, bilim faaliyeti değil midir ki diğerisimler gibi bilim konuşulurken refere edilmezler, isimleri anılmaz?iste honşu'nun kar maymunları rüya gören zihinlerindebu evrensel tekerlemeleri evirir çevirir,birbirlerininbitlerini ayıklarken , yaşam evren ve her şeye yanitaramakta olan insanin trajik hallerine üzülürler.ama en nihayetinde onların maymun olduğunu vesorularını ciddiye almamak gerektiğini editörlerimizözenle belirtirler.bu arada gerek ''tartişalım mı tartışmayalım mı''gibisinden belirleme çabaları, gerek derneğimizin (TPD)hassasiyetle belirttigi üzere ''aman insanlar ne der,yıpratmayalım '' yollu mailleri, varoluşumuzunbelirsizliğine, mesleki ve kişisel olarak ne kadartahammül edebildiğimizin kıymetli bir nişanesi olarakarşivlerimizde 3 kilobyte yer tutacaktır ki ne mutlubizlere...haylaz kabile editörleri oy birligi ile bir üsttekiparagrafa şiddetle itiraz eder, aslolanın ciddiyetolduğunu hasseten vurgular.. ... Devamı

26 10 2006

HAYLAZ KABİLE'DEN TEŞEKKÜR ZİYARETİ

sayın demirsoy'a haylaz kabileden teşekkür ziyareti ?> sevgili epistemolocik dostlar ve sayın demirsoydergimizin adını anarak reklam yönünde yaptığınızkatkıyı yadsımamız mumkün değil, heyhat ve ammavelakin, kurguladığınız sahne için bir hopi'ninvereceği veya vermeyeceği yanıtlar olabilir, buyanıtların ne olabileceğini belirtmek (dergininvarsayımı) bizim rahle-i tedrisatımıza, ilimterbiyemize uygun olmaz..ancak bir hopi buna yanıtverebilir (yani dergimizin varsayımı bir hopi nezdindesınanır)..alınan cevap söz konusu epistemik cemaattarafından yeterli bulunmayabilir o da ayrımesele...nitekim bilim sınanamayan önermeleri faaliyetdışı tutmayı tercih eder...''acaba?'' diyor dergi editorlerinden bir kısmı,''rasyomuzu (aklımızı) temsilen bir kısım arkadaşı söz konusuisimler etrafında tartışmaya soksak daha mi ciddiyealınır ve de daha mı değerli katkıda bulunuruz?''sonra da diyorlar ki, olsun biz haylaz bir kabileyiz,once düşünüp sonra yazmayiz, yazarken oluşuruz,netekim kervan yolda düzülür.ve de içen içe ''yazdıklarımızın ne kadarı kendiprojeksiyonlarımız acaba, yaşamla ilintili olarakkurguladığımız zihinsel evrenin bu söylemlere sızmasıne oranda? ''diye düşünen ayrılıkçı tamil kökenli bireditörünü ''gel hadi kuledibinde bi çay içelimdiyerek'' yoldan çıkarmışlardır, ve de belkimkaradenizde hunharca , bir taka içinde, dilllerinde''yaşasın haylaz kabile ve onun entellektüel duruşu''şiari ile boğmuşlardır.sertan beyin yazdıkları ise açılımlarında çok çokverimli olabilir, ancak belirttiği üzere burası birpsikoloci grubu...yine de, sertanın vatan haini olma potansiyeligözönünde bulundurulmalıdır deriz.diyeceksiniz ki, asylum kaçkını, bu şizofrenikborazan, bu kedi marmeladı kılığında dolaşan paranoidmike hammer, çözulmüş kişilikli ork müsveddesi, yarımkalan ruhsal aydınlanmamızı kaç wattlık ampulleaydunlatabilir ki zaten, gitsin mezopotamya da bilimyapsun, o zaman tamam...haylaz kabile göçeb... Devamı

26 10 2006

HAYLAZ KABİLE İSİMLİ APERİYODİK VE GAYRİ RESMİ YAYIN ORGANI

Haylaz Kabile isimli aperiyodik ve gayriresmi yayinorgani bir dönemdir süregitmekte olan tartismalaradair bir aciklama yapma ihtiyaci hissetmistir:sevgili Psikolocik kamuoyuna,once bir alinti ile baslamak isteriz. (editorler grubudergide hic bir sekilde BUYUK HARF kullanmamaktadir,Biraz once BUYUK HARF yazilmasi tamamen (punk) birdurustan ibarettir netekim.(kontrollu cılgınlıkeylemi)...Ayni zamanda alman kizilordu fraksiyonu olanr.a.f da bildirilerinde kesinlikle BUYUK HARFkullanmamaktadir, zinhar onlarla karistirilmaya..bizcehepsi asilmalidir (Sn. Doksattan ozur dileriz)alinti:''berbat bir noktaya ulastin'' dedi. ''geri cekilmenicin cok gec, eyleme gecmen icinse cokerken.yapabilecegin tek sey olaylara tanik olmak. sensu anda, , ne anasinin rahmine donebilen, ne deistedigi gibi devinebilen bir cocugun o sefildurumundasin. cocugun yapabilecegi tek sey, seyredipkendine anlatilan akil almaz eylem oykulerinidinlemek. iste simdi sen tam bu noktadasin. ne eskidunyanin rahmine kacabilirsin, ne de erkle edimlerdebulunabilirsin. yapabilecegin tek sey erk edimlerinetanik olmak, oykuler, erk oykuleri dinlemek. cunkudunya dogrudan bize teslim olamiyor. araya dunyanintanimi (zihnimizde insa olan)giriyor. yani, dogrudürüst konusmak gerekirse, biz hep bir adim gerideyiz,dunya deneyimimizde bu dneyimin animsanmasindan baskabir sey degil. simdi olan ve gecen ani hic durmadananimsiyor, animsiyor, animsiyoruz...'' don juan ilecarlos castanedanin kuledibi cay bahcesinde simityerken, ve de cay beklerken yaptikleri muhabbetten birpasac....Haylaz Kabile editorleri yukarida aktarilan süreciLacaniyen anlamda okumadigini , Wiitgenstein iyetersiz buldugunu belirterek, dili degil zihninyapilanmasina vurguda bulunur.aciklamanin devami:bir oraya bir buraya suruklenmekte oldugumuz bu tuhafzamansizlik ve mekansizlik hissiyatimizda, sizlerin(psikolociklerin ve de tum insanlarin) arz üzerindekivarolusunu en azindan maddi yonden teminat altindatutmakta kararli olan ve ... Devamı